Kuş olsam uçuşumu hatırlarsın. Zaten... Zatenden vazgeçsen cinsini sevdiğim, cinsini kucaklarsın.
Ey dahilliğimde insanlık ve içinden bir kaç kaçınanı. Sesimi duy, adımı tekrar ederken. Yazıklar olmasa yazdıklarımın anlamı, zatenini boğazlamazdı.
Kelimelerinizle bir vücut halinde gözümde canlandırdıklarım. Haşa. Verilen cana değil lafım. Candan ederken canınızın çıktığını görmek kahrım.
Parmak ucunda zelzelelerim. Tutkusunda yaşamın şükründen mahrum, uçurumun kenarındayım. Hızır, bu sen misin? Ya ben buna hazır değilsem. O zaman çarelerde ayrılalım. Sen benimlesin.
Ecelin izi bellidir. Ve bahşedilen bir şey midir ölümlerden ölüm beğenirken tanımak yolunu, yolcusunu zâhirin. Bâtının umduğu değildir midir umudu?
Bazı bir ilmek daha ekler, kaybolmaya. Tetiklenmek çağın bulduğu en son zan. Tetikleyen, çağın azılı zanlısı.
Sesimi duyduğum sohbetlerin sayısı epey arttı. Ne demekte bu demek açıklamasının imkanı, rahmetlinin rahmana istediği zamanda değil, istenilen zamanda çağrılmasında ki ısrarın kadrandan taşmasında saklı.
Beni ben eden ile beni benden edenin temaşasında beni kim emanet alır benden.
Vazgeçemediğim vazgeçmeden, bir avazda benden vazgeçmeyen.
Beni bana bıraktığın her doğuştan, beni bana bırakmadığın dirilme sırası.
Şahitsin, sana ısmarladılar beni Allah' ım. Beni benden edenin; temennisini tören bilip toprağı eşeledim, tohumun yanına kıvrıldım.
Doğrulmanın yeşermek olduğu yeryüzünde böyle mi öğretilir? Yeşerenin gölgesinde kimlerin kalması gerekliliği yeryüzünün üstündekinin mi derdidir?
Kelimenin sakıncasında sana sığınırım.
Niyetin okunmasından, kalemin kırılmasına; zatenin meşruluğunun gayriliğinde zerreye tesire. Derdini anlamakta biçarenin derdini anlayacağı vesile olmaktan, derdini anlamakta kayıtsız kalıp ne derdi, demedi, demeliydi musibetinde yaratılmışlığımın anlamı olmasın dilerim.
Yarattığın yar yarattı insafından yoksunsa, beni bana emanet etme Allah' ım.